2 Ekim 2012 Salı

Kabak Çekirdeğinin Faydaları ve Zararları Nelerdir?


Kabak çekirdeği deyip geçmeyin. Pek çok derde deva olan Kabak çekirdeğinin, özellikle kavrulmamış halde yenmesi, bağırsak parazitlerinin düşürülmesinde çok faydalı olarak bilinir. Bu kesinlikle doğrudur. Ama Kabak Çekirdeğinin Faydaları parazit düşürmekle sınırlı değil…
* Kabak Çekirdeği, Bol miktarda forsfor içerir. Bileşiminde bulunan fosfor; kemik ve dişlerin oluşumu, kalp kasının kasılması ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesi için gereklidir.
* İyi bir kolesterol düşürücü ve protein kaynağı olduğu söyleniyor. İçeriğinde bulunan B15 vitamininin, kolesterolü düşürdüğü ve protein yapımına yardımcı olduğu bilinmektedir.
* Böbrek zayıflığına iyi gelir.
* Kabak Çekirdeğinin saça faydası olduğu da bilinmekte.İçerdiği protein, çinko ve mineraller sayesinde, saçlar için çok faydalıdır. Saç Dökülmelerini önler, daha sağlıklı olmalarını sağlar.
* Böbrek ve mesane iltihaplarına karşı etkilidir.
* İdrar yollarında oluşan yanmayı önler.
* İdrardan kan gelmesi durumlarrında faydalıdır.
Çiğ Kabak Çekirdeği/Kavrulmamaış Kabak Çekirdeği, Bağırsak kurtlarını düşürür.
* Bağırsaklardaki şerit ve solucanları düşürmede çok etkilidir.
* Prostat hastalıkları üzerinde etkilidir. Birçok prostat ilacının bileşiminde kabak çekirdeği bulunmaktadır.
* İçerdiği Omega 3-Omega 6 sayesinde cilt sağlığına önemli katkılarda bulunur.
Kabak çekirdeğinin içerisinde bulunan fosfor, özellikle kronik böbrek yetmezliği olan hastalar için ve yüksek fosfor sıkıntısı yaşayanlar için sakıncalı olabilir. Bazı böbrek hastalarında aynı zamanda fosfor yüksekliği de bulunur. Bu hastaların mümkün olduğunca fosfor içeren besinlerden uzak durmaları gerekir. Bu hastalar, mutlaka ve mutlaka doktoruna danışarak tüketmelidir.

Vazodaki Çiçeğin Solmaması İçin Ne Yapılmalıdır?




Vazolarınız da her zaman çiçeklerin renkli görünümünü görmek istiyorsanız bilmeniz gereken bazı önemli noktalar vardır. Vazodaki çiçeklerin bakımında bazı önemli hususlara dikkat ederek çiçeklerin uzun süre hiç solmadan tutabileceksiniz. Vazodaki çiçeklerin solmaması için ne yapmamız gerektiğini hep birlikte öğrenelim…
Vazoya konulacak su miktarına gelince. Bir buket için ortalama yarım litre su yeterli olacaktır, bu iki su bardağına tekabül eder. Tabi buketiniz büyükse orantısal olarak ne kadar su koymanız gerektiğini kendiniz hesaplayabilirsiniz.
Burada önemli olan vazoya aşırı su koymamaktır. Dalları su altında bırakırsanız, dallar su içinde yumuşar ve çiçek su çekemez. Vazonun dibinde 4-5 parmak su olması idealdir, bu da zaten 2-3 bardak suya tekabül eder. Suyu hemen biter ya da kirlenir diye düşünebilirsiniz, ancak vazodaki suyu 3-4 günde bir değiştirirseniz bundan kurtulursunuz. Bu da çiçeğinizin ömrünü uzatmaya yardımcı olur.
Ayrıca çiçeğin suyun içinde kalan kısımlarındaki yaprakları temizlemek, 3 günde bir dalların altını 3-4 santimetre kadar bıçakla çarpaz şekilde kesin. Aynı zamanda kesme çiçek besinini suda eritebilirsiniz, bu işlem de vazodaki çiçeğinizin ömrünü uzatır




19 Ağustos 2012 Pazar

İyi bayramlar

Mübarek Ramazan ayının sonuna geldik . Rabbim insallah seneyede bu mübarek ayı yasamamızı nasib eder . Tüm Müslüman aleminin Ramazan bayramı mübarek olsun . Seker gibi tatlı bir Bayram geçirmenizi dilerim . İyi bayramlar ...

3 Ağustos 2012 Cuma

Tatil bitti yeniden sizlerleyim ...

Uzun bir zamandır sayfamla pek ilgilenemedim . Ramazanın başlamış olması ve tatile gidip gelmemle bir cümle bile yazmaya fırsat bulamadım . Ama bir sürü birikimle geldim :)


Tekrardan merhaba demek istedim en kısa zamanda sizler için güzel postlar hazırlayıp , yayınlayacağım .


Saygılar , sevgiler ...

iyi ramazanlar .

20 Temmuz 2012 Cuma

11 ayın sultanı Ramazan

11 ayın sultanı geldi . Ramazan en sevdiğim ayların başında gelir . İftarda kimsenin dışarıda olmaması o huzurlu sessizlik ve herkesin aynı anda yemeğe başlaması benim için çok huzur verici .


Bu sene çok uzun süre oruç tutulacağı için bir çok şeye dikkat ederek oruç tutmalıyız.

Ramazan’da nelere dikkat etmelisiniz? 
Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.
* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.
* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.
* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.
* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.
* Ramazan’da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.
* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.
* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.
* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.
* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.
* Ramazan’da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.


Hayırlı ramazanlar ...

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Sağlıklı Bir Ramazan İçin Süt


Ramazan ayının yaza denk gelmesi ve önümüzdeki birkaç yıl boyunca da daha sıcak ve daha uzun yaz günlerinde Ramazan ayını geçirecek olmamız, Ramazan ve Sağlık tartışmalarının da artmasına neden oluyor. Türkiye’nin önde gelen birçok beslenme uzmanının, yaz aylarına denk gelen Ramazan ayıyla ilgili sıraladıkları tavsiyelerin başında ‘’Bol Sıvı Tüketmek’’ geliyor.
İnsan vücudunun önemli miktarının sudan oluşması, yeterli miktarda su tüketmeyen bünyelerin özellikle yaz aylarında ciddi sağlık sorunları yaşamasına neden oluyor. Sıvı tüketimi az olan bünyelerin yaşadığı problemlerin başında da aşırı halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, tansiyon düşmesi ve depresyon geldiğinden daha önce bahsetmiştik. Özellikle iftar ve sahurda bol sıvı tüketilmesini tavsiye eden uzmanlar, su kadar faydalı başka bir sıvıya dikkatimizi çekiyor; “Süt”.
Ankara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nilgün Sarp konuyla ilgili açıklamasında sütün; protein, yağ, vitamin ve mineraller gibi oldukça önemli besin öğelerini bir arada bulundurduğunu, bu sebeple de özellikle Ramazan ayında bolca tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Sarp, sütün vücudumuz için ne kadar önemli olduğunu “Besinlerin bio yararlılığını artırıyor, Ramazan ayında vücudun sıvı gereksinimini karşılıyor. Aynı zamanda kan basıncının düzenlenmesinde ve vücudun sıvı dengesinin sağlanmasında önemli rol üstlenen potasyumun yüzde 33'ünü, kalsiyumun da yüzde 90'ını sağlıyor'' sözleriyle ayrıntılı olarak açıkladı.
Sağlıklı bir Ramazan geçirmek istiyorsak, bol sıvı tüketmeye, suyla beraber bol bol da süt içmeye dikkat edelim.



11 Temmuz 2012 Çarşamba

Toprağı bol olmak deyimi ...

İlk Çağ inançlarına göre, insanlar öldükleri vakit birtakım 


eşyalarıyla birlikte gömülürl­erdi. Tanrılarına sunmak ve öte 


dünyada kullanmak üzere mezarlara birlikte götürdükleri bu eşyalar 


genellikle kıymetli maden ve taşlardan mamul kap kaçak ile 


takılardan oluş­ urdu. Türk beyleri de İslâmiyet’ten önceki 


zamanlarda korugan dedikleri mezarlarına altın, gümüş ve 


mücevherleriyle ...birlikte gömülürler, sonra da üzerine toprak 


yığdırtarak höyük yapılmasını vasiyet ederlerdi. Eski medeniyetlerin


 beşiği olan Ortadoğu ve Anadol­ u'da, pek çok ünlü hükümdarlara 


ait bu tür mezar ve höyükler hâlâ bulunmaktadır.

Altın ve hazine her zaman insanoğlunun ihtiraslarını kamçılamış,



nerede ve ne kadar kutsal olursa olsun elde edilmek için insanı 


kanunsuz yollara sevk etmiştir. Höyüklerdeki hazineler de zamanla


yağmalanmaya başlanınca ölenin ruhunun muazzep edildiği düşünc


esiyle üzerine toprak yığılır ve gittikçe daha büyük höyükler yapılır 


olmuş. O kadar ki ölenin yakınları ve cenaze merasimine 


katılanların birer küfe toprak getirip mezarın üst­ üne atmaları,


gelenek hâlini almış. Öyle ya, mezarın üzerinde toprak ne kadar bol


olursa, düşmanlar ve art niyetliler tarafından açılması ve hazinenin


yağmalanması, o kadar engell­ enmiş olurdu. Bu durumda toprağı bol 


olan kişi de öte dünyada rahat edecek, en azından kullanmaya


eşyası ve tanrılarına sunmaya hediyesi bulunacaktır. Bugün 


dilimizde yaşayan "toprağı bol olmak" deyimi, aslında ölen kişi


hakkında bir iyi dilek ifade eder. Türklerin İslâm dairesine girdikten


sonra yavaş yavaş terk ettikleri höyük geleneği, "toprağı bol 


olmak" deyiminin de gayrimüslimler hakkında kullanılmasına yol 


açmıştır.


(İSKENDER PALA - İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK



 KİTABINDAN)